|
|
|
|
|
|
Bir barda ıraklı,amerikalıve bir rus oturuyormuş.hepsi bir bardak içki içmiş.daha sonra amerikalı bizim ülkede çok bardak var demiş ve bardağı vurmuş.rus ise bizim ülkede çok içki var deyip içkiyi yere dökmüş.ırklı ise bizim ülkede çok amerikalı var biz bir amerikealı ile 2 kez içki içmeyiz demiş ve silahla amerikalıyı vurmuş. |
|
|
|
|
|
|
|
Adamın biri bigün canı sıkkın bara gitmiş. Girdiğinde birde ne görsün; Stalin'le Hitler bi masada oturmus muhabbet ediyorlar.Hemen yanlarına gidip sormus -merhaba, napıyosunuz burda Stalin cevap vermiş -3. dünya savasını baslatıcaz onu kararlastırıyoruz. -Hadi ya, demiş adam, napıcaksınız peki? Hitler; -budefa 3milyon yahudiyle bir bisiklet tamircisini öldürücaz,demiş. Adam saskın sormus -Bi bisiklet tamircisimi? Ne alaka?? Hitler sakin bi ifadeyle Stalin'e dönmüş -Sana 3 milyon yahudiyi kimsenin sallamıycağını söylemiştim :))) |
|
|
|
|
|
|
|
Tanrı bir gün Castro, Bush ve Ladin'i cağırttırmış bir ay sonra kıyamet kopacağını söylemiş. Bunun ğzerine Bush bir miting yapıp halkına - Size bir iyi bir de kötü haberim var. Kötüsü; bir ay sonra kıyamet kopacak, iyisi;yüce Tanrı 'mız bize bunu haber verdi ve büyük amerikan ulusu(!) olarak buna hazırlanıp en az zararla atlatabiliriz. demiş. Ladin de Bush'unkine benzer bir konuşma yapıp Cihat'a devam etmelerini söylemiş. Castro ise: - Halkım size bir kötü bir de çok kötü haberim var. Kötüsü; bir ay sonra kıyamet kopacak. Daha kötüsü ise zıçtık Tanrı varmış. demiş. |
|
|
|
|
|
|
|
Bir toplantıda ünlü bir politikacı ünlü bir ressama: -''boş zamanlarda resim yaptıgınız dogrumu?''diye sordu. Ressam nazik bir şekilde cevap verdi: -Yanlış efendim.Tam tersi, boş zamanlarımda politika yaparım... |
|
|
|
|
|
|
|
Dönmeler Bir gün yıldırım akbulut yolda iki
otostopçu dönmeyi arabasına almış. Bir süre gittikten sonra
dönmelerden biri, -Biz dönmeyiz demiş, Akbulut da, -Bu kadar yol
geldikten sonra dönülmez zaten. demiş. |
|
|
|
|
|
|
|
Mantıklı Karar Güneydoğu'da 15 yıl süren
çatışmalı ortam; doğrusuyla, düzmecesiyle, abartısıyla binlerce
hikayeye kaynaklık etmiştir. İşte bu binlerce hikayeden biri de
şöyle rivayet edilir. Bir TV kanalında bir PKK itirafçısı
geçmişini anlatmaktadır. Muhabir: 'Anlat bakalım,
yasadışı-bölücü-terör örgütü ile nasıl tanıştın?' İtirafçı
başlar anlatmaya: ' Bir gece pekakalılar bizim köye gelmiştir.
Duymuşuzdur. Birden kapı vurulmuştur: taak taak takk.. Açmışız
biz de. Bakmışım ki anarşitler. Bana demiştir ki; bize yemek
vereceksin, ekmek,su vereceksin, yardım edeceksen yataklık
edeceksen yani ha! Yook demişim, olmaz demişim, siz hayınsınız,
anarşitsiniz, bölücüsünüz, size ekmek su yok.. O zamaan anayı
vururuk demişlerdir. Yine benden yardım yok... Anayı
vurmuşlardır. Sonra gene gelmişlerdir anarşitler, demişlerdir
bize yardım edeceksin, ekmek, su... Demişim yok... Babayı da
vurmuşlardır. Ertesi gün gene gelmişlerdir... Bize yardım, yoksa
karıyı vururuk, yok demişim, karı da gitmiştir. Sonra
çocuklar..... Herkes ölmüştür. Ben evde bir başıma düşünürem bir
gece... Yine kapı çalmıştır... Takkk takkk takkk!. Açmışım
kapıyı, onlar! Demişlerdir ki bize yardım edeceksin, ekmek su
vereceksen...Ben demişim, size yardım yok,siz hayınsınız... Bana
demişler ki; yoksa seni vururuk...! Biraz düşünmüşüm, bana
mantıklı gelmiştir, kabul etmişim... İşte böyledir. |
|
|
|
|
|
|
|
Bağdat mı? Clinton bir gün Bağtada gider, Saddam'ın karşısına oturur. Bir bakar ki Saddamın koltuğunda 2 tane düğme var ve bunlar ne diye sorar; SADDAM: Bak göstereyim birincisine basmış alttan bir el cıkmış clintonu gıdıklamaya baslamıs saddam güler ikinci dugmeye basmıs bir el cıkıp clintona vurmaya baslamıs saddam kahkahalara boğulmus. Peki demis clinton haftayada bizim oraya amerikaya bekleriz. Bu kez Saddam amerikaya gider. Clintonun masasında 2 dügme. Saddam sormuş bunlar ne ise yarar Clinton: Kak göstereyim der düğmenin birine basar clinton baslar gülmeye saddam saskın ne oldu diye... Clinton ikinci düğmeyede basar clinton gülmekten ölecek durumdadır. Biraz sonra saddam musade ister derki: Ben artık bağdata geri döneyim clinton: Bağdat ? ne Bağdatı ?? |
|
|
|
|
|
|
|
Öldükten sonra Rusya'da torunu babaannesine sormuş. "Lenin nasıl biri?" Babaanne " Çok iyi biriydi bize ekmek verdi" demiş. Torun "Peki Brejnew nasıl biriydi?" Babaanne "Çok kötüydü çok insan öldürdü ve bizi ekmeksiz bıraktı" Torun "Peki Yeltsin nasıl?" Babaanne " Eee daha bilmiyoruz. Öldüğü zaman öğreniriz." |
|
|
|
|
|
|
|
Akıllı Eşek Milletvekilinin biri bir köyu gezerken, bağlı olduğu değirmeni döndüren bir eşek görmüş. Yanındaki köylüye sormuş; Bu eşeğin boynundaki zil ne işe yarıyor ? Efendim, demiş köylü, o zil sustuğunda eşeğin durduğunu anlıyorum. Müdahale edince tekrar harekete başlıyor. Akıllıca ,demiş vekil peki eşek olduğu yerde durupta başını sağa sola sallarsa nereden anlayacaksın durduğunu? Anlayamam ama, ne gezer efendim sizin gibi akıllı eşek buralarda |
|
|
|
|
|
|
|
Tamamen Duygusal Bülent Dede bak memurlara...
"-Neyine bakacam be?... Herşeye çare buldular, şu başbakanlığın
basılmasına bir çare bulamadılar... Ayıptır be..." -Açıııızzz...
"-Konuşma bee, şuna bak... Yürüyün... Bak para var orda para...
At onu cebine..." -!... "-Bülent Ecevit 1997... Hıııhh... 70
yaşında, gencecik bir delikanlıyım... Herkes perişan... Başbakan
yapmak istiyorlar... Beni tercih ettiler... Neden ben dersen,
özel bir nedeni yok... Tamamen kaygısal..." -Hop... Hop...
Hooop... "-Zıplama kız Mesut gibi... Başım ağırıyo zaten...
Nasıl yapıyo deden?..." -Tamamen kaygısal... -Necmettin Dede bak
savcılara... "-Neyine bakacam be... Herşeye çare buldular, şu
siyaset yolunu açmaya bir çare bulamadılar... Ayıptır be..."
-Aiihmmm... "-Konuşma bee, şuna bak... Yürüyün... Bak para var
orda para... At onu cebine..." -!... "-Necmettin Erbakan 1997...
Hıııhh... 28 Şubat'tan yeni çıkmışım... Herkes karşımda... Hapse
atmak istiyorlar... Altınoluk'u tercih ettim... Neden Altınoluk
dersen, özel bir nedeni yok... Tamamen yargısal..." -Hop...
Hop... Hooop... "-Zıplama kız gardiyan gibi. Başım ağırıyo
zaten... Nasıl yapıyo deden?..." -Tamamen yargısal... -Süleyman
Dede bak gazetecilere... "-Neyine bakacam be... Binanaleyh uzaya
bile muhabir gönderdiler, şu sokağa bir canlı yayın aracı
koymadılar... Ayıptır be..." -Babaaaa... "-Konuşma bee, şuna
bak... Yürüyün... Bak para var orda para... At onu cebine..."
-!... "-Süleyman Demirel 2000... Hıııhh... Köşk'ü yeni
bırakmışım... Görev süremi uzatmak istiyorlar... Ben Güniz
Sokağı tercih ettim... Neden Güniz Sokak dersen, 5 artı 5
nedeniyle... Tamamen rakamsal..." -Hop... Hop... Hooop...
"-Zıplama kız Cavit gibi. Başım ağırıyo zaten... Nasıl yapıyo
deden?..." -Tamamen rakamsal... -Rıza Dede bak liderlere...
"-Neyine bakacam be... Herşeye çare buldular, şu liderlerin
halka ettiğine bir çare bulamadılar... Ayıptır be..." -Gaaaak...
"-Konuşma bee, şuna bak... Yürüyün... Bak domates var orda
domates... At onu da çantaya..." -!... "-Vatandaş Rıza 2001...
Hıııhh... İşten yeni atılmışım... Bir lokma yiyecek yok...
Zıvanadan çıkarmak istiyorlar... Ben çöpten yiyecek toplamayı
tercih ettim... Neden çöp dersen, özel bir neden yok... Tamamen
toplumsal..." -!... "-Zıplama kız döviz gibi. Başım ağırıyo
zaten... Nasıl yapıyo deden?..." -Tamamen toplumsal. |
|
|
|
|
|